Tüm yazılar

İlişkiler

İlişkide aynı tartışmaya dönmek

Suçlama, sessizlik ve varsayımların yakın ilişkilerdeki yerini anlamak üzerine.

Aynı tartışmayı farklı günlerde yeniden yaşıyor olabilirsiniz. Konu değişse de kendinizi yine duyulmamış, suçlanmış ya da yalnız hissettiğiniz yerde bulabilirsiniz. Böyle anlarda yalnızca kimin haklı olduğunu aramak, aranızda nasıl bir döngü oluştuğunu görmeyi zorlaştırabilir.

Konunun yanında konuşma biçimine bakmak

Bir davranışı anlatmak ile bir kişiyi bütünüyle tanımlamak aynı şey değildir. Belirli bir anda sizi inciten olayı konuşmak, karşı tarafın her zaman nasıl biri olduğunu söylemekten daha somuttur. Duygularınızı ifade ederken kendi ihtiyacınıza da yer verebilirsiniz.

Karşınızdakinin ne düşündüğünü bildiğinizi varsaydığınızda soru sormaya gerek kalmadığını düşünebilirsiniz. Oysa yorumunuz ile onun söylediği şey farklı olabilir. Bir duraklama, duyduğunuzu kendi sözlerinizle geri söylemek ve emin olmadığınız noktayı sormak konuşmada yeni bir alan açabilir.

Sessizlik ne anlatıyor?

Bazen konuşmaya ara vermek düşünmek için gereklidir. Fakat aranın ne zaman biteceği bilinmediğinde diğer kişi kendini dışarıda kalmış hissedebilir. Mola ihtiyacını ve konuşmaya dönüşü ifade etmek, belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir. Yeniden yakınlaşmak da konuşulmamış konunun çözüldüğü anlamına gelmez.

Kendi payınızı düşünürken

Tartışmada ne yaptığınızı fark etmek, bütün sorumluluğu üstlenmek değildir. Hangi noktada savunmaya geçtiğiniz, neyi duymakta zorlandığınız ve hangi ihtiyacınızın görünmediği üzerinde durabilirsiniz. İlişkinin devamı ya da değişmesi yalnızca bir kişinin kontrolünde değildir.

Şiddet veya baskı söz konusu olduğunda meseleyi karşılıklı iletişim hatasına indirmek doğru olmaz. Güvenliğinizi ve destek kaynaklarınızı öncelemek gerekir. Bireysel psikoterapide, ilişkilerinizde tekrar eden deneyimlerin sizin için anlamını birlikte araştırabiliriz; bu metin bir çift terapisi hizmeti duyurusu değildir.